İletişimin kısa tarihçesi

Kökeni Latince’de “communis / paylaşmak” kelimesinden gelen iletişim (communication) , duygunun, düşüncenin, bilginin başkalarına aktarılması anlamına gelir.

Anlamlı bir iletişim için ise 3 temel kavram bulunmalıdır: mesajı ileten, mesajı alan ve mesaj.

Bu yazıda mesajın iletimi için kullanılan metotlarla ilgileneceğiz. Birçok farklı sosyal disiplinde incelenen bu metotlar, temelde, sözel ve yazılı olmak üzere 2 başlıkta incelenir. M.Ö. 30.000’lerden kaldığı sanılan mağara resimlerinden başlayan ve şu an mobil cihazlarda kullanılan anlık iletişim uygulamalarına kadar sürekli değişen ve gelişen iletişim metotları, en nihayetinde, bu temel 2 başlık altındaki temel kavramlarla değerlendirilebilir.

İletişimin en temel hali olan sözel iletişimden yazılı iletişime geçişin mihenk taşını M.Ö 3000’lerde bulunan papiruslar oluştursa da, telgrafın icadına kadar iletişim metotları ağırlıklı olarak taşıyıcının canlı varlıklar/posta sistemleri olduğu kurgulara dayanır. Elektrik sinyalleriyle çalışan telgraf ise, bu kurguları değiştiren, uzun mesafeli iletişim için icat edilmiş, bugünün telekomünikasyon / radyo hatlarının temelini oluşturan bir metottur. Tamamen yazılı iletişime dayanan Telgraf, Morse alfabesinin de yaratılmasıyla, ticarileşerek yaygın kullanıma kavuşmuştur. Telgrafın ardından telefonun bulunması iletişime bir takım sözel unsurların da katılabilmesine olanak sağlamıştır. 1890’larda radyonun, yaklaşık 30 yıl sonra da televizyonun icat edilmesi, geniş çaplı iletişim metotlarına geçişi sağlamıştır. Günümüzde en sık başvurduğumuz Internet ise, 1960’larda Amerikan ordusunun ihtiyaçları sonucunda çıkan ARPANET in izinden gidilerek, 1980’lerde ticarileşen global bir iletişim ağıdır. Giderek gelişen teknolojiler (fiber optik ağlar gibi), aktarılabilen bilgilerin büyüklüğünü arttırmış, 1990’larda gelişen mobil teknolojiler, iletişimin yer bağımsız, mobil olarak yapılabilmesinin önünü açmıştır. Bugün, teknolojinin anlık görüntü, ses ve metin kullanımına olanak vermesiyle, hemen hemen tüm sözel ve yazılı iletişim unsurlarını kullanabilmekteyiz. 1897 de, “ARE YOU READY” metnini, elektrik sinyalleriyle 50 metre mesafedeki alıcıya göndermeyi başaran Marconi’nin başlattığı değişimi, bugün Z kuşağı dedeleriyle cep telefonlarından görüntülü konuşarak kutsuyor. 1899 da, “İcat edilebilecek her şey icat edildi.” diyen Amerikan Patent Dairesi başkanı ise, bugün aynı cümleyi kursaydı, yeni iletişim metotlarıyla, bir saatte dünyanın her yerinde alay konusu bir “trending topic” yaratmış olurdu.

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir